Tülin TÜRKOĞLU
Tülin TÜRKOĞLU

Köşe Yazarı

Okulun Adı Kurşunla Yan Yana Gelmemeli

5 dk okuma 18 görüntülenme

Türkiye’de peş peşe yaşanan okul içi ve okul çevresi silahlı saldırılar, meseleyi yalnızca “asayiş olayı” diye geçiştirmenin artık mümkün olmadığını gösteriyor. Okulu korumak; kapıya bir görevli koymaktan değil, silaha erişimi azaltan, riski erken fark eden ve travmaya hızla müdahale eden bütüncül bir kamu düzeni kurmaktan geçiyor

Okulun Adı Kurşunla Yan Yana Gelmemeli

Yaziyi sesli dinle SESLI DINLE
Okulun Adı Kurşunla Yan Yana Gelmemeli

Bir toplumun çocuklarına bıraktığı en büyük miras, sadece iyi bina ya da yüksek sınav puanı değildir; asıl miras güven duygusudur. O yüzden bir okulun adı kurşun, silahlı saldırı ve panik kelimeleriyle aynı cümlede geçiyorsa, ortada yalnızca bir güvenlik açığı değil, kamusal vicdanı yaralayan daha derin bir sorun vardır.

Bu sorun ne yazık ki soyut değil. İstanbul Eyüpsultan’da 2024’te bir okul müdürünün eski öğrencisinin silahlı saldırısıyla öldürülmesi, hafızalara kazınan kırılma anlarından biri oldu.[Kaynak: K1] 2026 Nisanında ise Şanlıurfa Siverek’te bir lisede 16 kişinin yaralandığı saldırı ile Kahramanmaraş’ta can kaybı ertesi gün 10’a yükselen ortaokul saldırısı, “Türkiye’de okul saldırısı olmaz” rahatlığının artık savunulamayacağını gösterdi.[Kaynak: K2, K3]

Devletin elinde kâğıt üzerinde araç yok değil. Okullarda Şiddetin Önlenmesi Genelgesi ile Millî Eğitim Bakanlığı, her türlü şiddete karşı yeni tedbirler açıkladı.[Kaynak: K4] Bu çerçevede yöneticilerin hizmet içi eğitime alınması, risk faktörlerinin belirlenmesi, okul içi ve dışı güvenlik için kurumlar arası iş birliği kurulması, kolluk kuvvetlerine hızlı bildirim yapılması ve okul-aile iş birliğinin güçlendirilmesi öngörüldü.[Kaynak: K5] Doğru yaklaşım budur; çünkü okul güvenliği yalnızca kapıdaki demirden değil, içerideki iklimden doğar.

Ancak bir başka gerçeği de görmek zorundayız: okul çevreleri denetiminde bile ruhsatsız tabanca ve av tüfeği ele geçirilebiliyorsa, sorun sadece okul kapısında değil, okulun çevresinde, mahallesinde ve silaha erişim zincirindedir.[Kaynak: K6] Yani mesele, “okulun içine silah girdi mi” sorusundan önce, “silah okulun yakınına kadar neden bu kadar kolay gelebiliyor” sorusunu sormaktır.

Her saldırıdan sonra ambulans gelir; polis şeridi çekilir; soruşturma başlar. Ama okulun asıl yarası çoğu zaman görünmez yerde açılır. O sınıfta derse giremeyen çocukta, nöbet tutarken tedirgin olan öğretmende, evladını sabah kapıdan içeri bırakırken eli titreyen velide… Bu yüzden psikososyal destek lüks değil, güvenliğin asli parçasıdır. İntihar, terör, ölüm-yas ve göç gibi travmatik başlıklara özel destek programlarının bulunması önemlidir; asıl mesele bunların her okulda erişilebilir ve hızlı biçimde işletilmesidir.[Kaynak: K7]

Çünkü okul kapısındaki sorun, çoğu zaman okul kapısında başlamaz. TBMM’ye sunulan resmî bir yanıtta, 1 Ocak 2020 ile 13 Haziran 2024 arasında ülke genelinde 2 milyon 579 bin 553 silah ruhsatı düzenlendiği; 2024 Haziranı itibarıyla 626 bin 988 taşıma ruhsatlı silah bulunduğu görüldü.[Kaynak: K8] İçişleri Bakanlığı da 2024’ün ilk 10 ayında “Mercek” operasyonlarında 90 bin 317 silah yakalandığını açıkladı.[Kaynak: K9] Bir ülkede bu kadar yoğun bir silah dolaşımı varken, okul güvenliğini yalnızca nöbet çizelgesine ve kamera sayısına indirgemek gerçekçilik değil, kendimizi avutmak olur.

Yapılması gereken bellidir: Okul bazlı risk haritaları kâğıt üstünde kalmamalı; öğrenci, veli ve personel için erişilebilir erken uyarı ve bildirim mekanizmaları kurulmalı; rehberlik ve psikolojik danışmanlık kapasitesi güçlendirilmeli; okul çevresi denetimleri düzenli ve şeffaf biçimde raporlanmalı; ruhsatsız silaha karşı caydırıcılık, özellikle okul bölgelerini merkeze alan bir kamu politikası hâline gelmelidir.

Çünkü okul, devletin çocuklara verdiği güven sözüdür. O söz delinirse, sadece camlar kırılmaz; toplumun geleceğe olan inancı da çatlar. Türkiye’nin artık ihtiyacı olan şey, “olay olduktan sonra” sert açıklamalar değil; olay olmadan önce çalışan, gören, önleyen ve iyileştiren bir güvenlik aklıdır.

Bu yazıyı paylaş: