Gülistan Dokunun kayboluşunun üzerinden geçen sürede yeni haftalar açıldıkça, İzmir’de kadınlar tarafından organize edilen bir yürüyüşle dosyada yaşanan gelişmeler yeniden kamuoyunun gündemine taşındı. 15 Nisan 2026 Çarşamba günü düzenlenen etkinlikte Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyeleri Gülistan Doku için sahiplendiklerini ve kayıplarının gizlenmesi karşısında adalet taleplerinden vazgeçmeyeceklerini belirttiler.
Dosyadaki Delil Karartma İddiaları ve Yürüyüş
Yürüyüş boyunca kadınlar ellerinde taşıdıkları pankartlarla, Gülistan Doku dosyasındaki delillerin karartıldığına dair çeşitli iddialara dikkat çekti. Platform temsilcileri, resmi mercilerin etkin soruşturma yapmadığını ve sorumluların gizlenmeye çalışıldığını savundu. “Biz mezar değil gerçek adaleti istiyoruz” sloganı öne çıkarıldı. Bu açıklamalar, soruşturma makamları nezdinde yeni farkındalık ve adım atılması çağrısı olarak sunuldu.
Gülistan Doku Vakası ve Toplumsal Yansımaları
Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020'de kaybolmasının ardından geçen sürede olay, kadın hakları ve adalet arayışında sembol haline geldi. Dosyanın takibi, aile ve hukuki destekçiler için sürerken, toplumsal alanda da kadın cinayetleri ile kayıplar karşısında artan hassasiyeti artırdı.
Toplumsal ve Hukuki Baskılar
Kadın hakları savunucuları, dosyanın üzerindeki gizlilik ve engellemelerin kaldırılması için kamuoyu baskısının süreceğini vurguluyor. Delillerin karartıldığına dair iddialar, adli süreçlerin şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkesi doğrultusunda laçıtlaşması gerektiğini ortaya koyuyor. Bu bağlamda soruşturmanın hızlanması ve eksikliklerin giderilmesi talep ediliyor.
Geleceğe Dönük Beklentiler
Gelecekte benzer vakaların yaşanmaması için mekanizmaların güçlendirilmesi, etkin soruşturma süreçlerinin hayata geçirilmesi ve daha kapsamlı koruma programlarının geliştirilmesi üzerinde duruluyor. Kadın hakları alanındaki sivil toplum kuruluşları bu meseleyi sürekli gündemde tutmaya kararlılar.

Sonuç ve Değerlendirme
Gülistan Doku'nun kayboluşu ulusal gündemde önemli bir yer tutmaya devam ederken, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ve benzeri kuruluşların baskıları, soruşturmanın etkinleştirilmesi adına kritik bir rol oynuyor. Bu hafta gerçekleşen yürüyüşler ve kamuoyunda artan hassasiyet, hak arayışının sürdüğünü ve konunun takipçisi olunacağını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde hukuk sisteminde yapılacak düzenlemeler ve toplumsal farkındalık çalışmaları, kadınlar için daha güvenli bir ortamın tesisinde anahtar olacak.