TBMM gündemine gelen tartışmalı bir yasa teklifi, 15-18 yaş arası çocukları doğrudan ilgilendiriyor. Teklif, belirli suçlarda yaş indiriminin kaldırılmasını ve hapis cezalarının kapalı çocuk cezaevlerinde başlamasını öngörüyor. Ancak uzmanlar ve araştırmalar, bu tür ağır cezaların çocuklar üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği konusunda uyarıyor. Peki, bu düzenleme çocukları nasıl etkileyecek?[1]
Ağır cezalar ve çocuk psikolojisi
Çocuk suçluluğu üzerine yapılan araştırmalar, ağır cezaların çocukları topluma kazandırmak yerine daha fazla suça itebileceğini gösteriyor. UNICEF verilerine göre, kapalı cezaevlerinde kalan çocukların %60'ından fazlası tahliye sonrası tekrar suça sürükleniyor[2]. Ayrıca, bu çocukların eğitim hayatından kopma oranı da oldukça yüksek. Teklifin, çocukları erken yaşta sert ceza sistemiyle tanıştırarak rehabilitasyon şansını azaltacağı belirtiliyor.
Yaş indiriminin kaldırılması ne anlama geliyor?
Mevcut yasaya göre, 15-18 yaş arası çocuklar işledikleri suçlarda yetişkinlere göre daha düşük cezalar alabiliyor. Yeni teklif, bu indirimi kasten öldürme, cinsel saldırı, uyuşturucu ticareti gibi ağır suçlarda kaldırmayı hedefliyor. Ancak TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülen teklif, sivil toplum kuruluşlarının tepkisini çekiyor.
"Çocuklar beyin gelişimini tamamlamamış bireylerdir. Onları yetişkin gibi cezalandırmak, suç döngüsünü kırmak yerine pekiştirir."
Bu ifadeler, konunun uzmanları tarafından sıkça dile getiriliyor.
Eğitim ve rehabilitasyon süreci tehlikeye giriyor
Uzmanlar, kapalı cezaevlerinin çocukların eğitim ve rehabilitasyonunu olumsuz etkilediğini vurguluyor. Türkiye'de çocuk cezaevlerinde eğitim imkânlarının sınırlı olduğu biliniyor. Adalet Bakanlığı verilerine göre, çocuk cezaevlerinden çıkan her 10 gençten 8'i düzenli bir işe giremiyor[3]. Bu durum, suça sürüklenme riskini artıran bir kısır döngü yaratıyor. Teklifin yasalaşması halinde, bu oranların daha da kötüleşebileceği öngörülüyor.
- Yeniden suça sürüklenme oranı: %60'ın üzerinde
- Eğitimden kopma oranı: %75
- İş bulma oranı: %20'nin altında
Alternatif çözümler neler?
Uzmanlar, ağır cezalar yerine toplum temelli rehabilitasyon programları ve eğitim destekleri öneriyor. Özellikle İspanya ve Almanya gibi ülkelerde uygulanan model, çocukların topluma kazandırılmasında başarılı sonuçlar veriyor. Türkiye'de de bu tür programların yaygınlaştırılması gerektiği belirtiliyor.
Sonuç: Çocukları cezalandırmak yerine kazanmak
Yasa teklifi, suçla mücadelede caydırıcılık hedeflese de, bilimsel veriler ağır cezaların çocuklar üzerinde istenen etkiyi yaratmadığını gösteriyor. Aksine, bu düzenleme suç döngüsünü derinleştirebilir. Türkiye'nin, çocuk adaleti sistemini rehabilitasyon odaklı olarak yeniden yapılandırması, uzun vadede daha etkili bir çözüm sunacaktır. Önümüzdeki günlerde Meclis'te görüşülecek teklifin, çocukların geleceği üzerindeki etkileri yakından takip edilecek.