Türk siyaseti cumhuriyetten bu yana türlü türlü sınavlardan geçti ama bir sınav var ki Türk siyasetinin her döneminde gündemdeydi. Türk siyasetinin en büyük sınavı olan bu terör probleminde her dönemde farklı siyasetçiler türlü çözümler sağlamaya çalışmış, ancak bunda başarılı olamamıştır.
Günümüze kadar uzanan ve bir türlü çare bulunamayan bu terör sorununa Devlet Bahçeli'nin sunmuş olduğu çözüm ise Türk siyasetinde kara bir leke olarak benim gözümde tarihe geçmiştir. Siyaset dediğin duruş gerektirir, siyasetçi dediğin dik durur, omurgasızlık yapmaz. Kendisine milliyetçiyim diyen bu siyasetçi, bu millete en kaba kötülükleri, zulmü işlemiş olan terör örgütü elebaşının umut hakkından bahsetmekte. Bu, terörü bitirme siyaseti değildir. Bu, Türkiye Cumhuriyeti'ni acizleştirme siyasetidir.
Bu şekilde çözüm sağlamaya çalışan kişiler, nice can vermiş Mehmetçiğin, öğretmenin ve dahi kundakta katledilen bebeklerin hakkına girmektedir. Onca yitirilen can, Apo özgürleşsin diye değildi; Vatan sağ olsun diyeydi. Ben inanıyorum ki bu millet var oldukça bu vatan sağ olacak ama bu milletin tohumu olmayan bu siyasetçiler, içerisinde bulunmuş olduğu bu gafletten çıkmazlarsa, bir gün bu milletin önünde en ağır hesabı verecektir.