GÜNDEM AJANSI

Gündem

Sera Kadıgil'e 'Cumhurbaşkanına Hakaret' Soruşturması: Miting Konuşması Yargıya Taşındı!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, TİP Milletvekili Sera Kadıgil hakkında İzmir'deki mitingde yaptığı konuşma nedeniyle 'cumhurbaşkanına hakaret' ve 'tehdit' suçlamasıyla soruşturma başlattı. Soruşturmanın detayları ve siyasi yansımaları gündemde.

Yunus PAKSOY • 02 Ağustos 2026, 21:17 • 3 dk okuma

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil hakkında, İzmir'de düzenlenen bir mitingde yaptığı konuşma nedeniyle 'cumhurbaşkanına hakaret' ve 'tehdit' suçlamalarıyla soruşturma başlattı. Başsavcılığın bu adımı, siyasi gerilimin arttığı bir dönemde muhalefet partilerinin tepkisini çekti. Soruşturmanın detayları, Kadıgil'in avukatları tarafından henüz resmi olarak tebliğ edilmediği öğrenildi.

Soruşturmanın Gerekçesi ve İddialar

İddianameye göre, Sera Kadıgil'in İzmir mitinginde sarf ettiği sözler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik hakaret içerdiği ve dolaylı olarak tehdit oluşturduğu gerekçesiyle suç kapsamında değerlendirildi. Soruşturma, Ankara Başsavcılığı tarafından re'sen başlatıldı. Bu tür soruşturmaların, ifade özgürlüğü sınırlarını zorladığı yönünde hukukçular tarafından eleştiriler bulunuyor[1].

Kadıgil'in Açıklaması ve Siyasi Tepkiler

Sera Kadıgil, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Konuşmamda suç unsuru bulunmuyor. Bu soruşturma, siyasi bir baskı aracı olarak kullanılıyor." ifadelerini kullandı. TİP Genel Başkanı Erkan Baş da konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Kadıgil'in ifade özgürlüğünün engellenmesi kabul edilemez. Bu soruşturma, hukukun siyasallaştırılmasının bir örneğidir" dedi. Ana muhalefet partisi CHP sözcüleri de Kadıgil'e destek mesajları yayınladı[2].

Hukuki Süreç ve Olası Sonuçlar

Türk Ceza Kanunu'nun 299. maddesi uyarınca cumhurbaşkanına hakaret suçu, 1 ila 4 yıl arasında hapis cezasını öngörüyor. Tehdit suçu ise 106. madde kapsamında değerlendiriliyor ve ceza, mağdurun durumuna göre 6 aydan 2 yıla kadar değişebiliyor. Kadıgil hakkında, soruşturma aşamasında ifadesinin alınmasının ardından iddianame düzenlenmesi veya takipsizlik kararı verilmesi bekleniyor. Hukukçular, bu tür davaların ifade özgürlüğü ile kişilik hakları arasındaki dengeyi gözetmesi gerektiğini vurguluyor[3].

Emniyet ve Adli Süreçteki Gelişmeler

Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün, Kadıgil'in ifadesi için tebligat göndermesi bekleniyor. Bu süreçte, milletvekili dokunulmazlığı kapsamında Kadıgil'in yargılanabilmesi için Meclis'in kararı gerekiyor. Ancak, Anayasa'nın 83. maddesi uyarınca, milletvekillerinin yasama dokunulmazlığı, suçüstü hali hariç olmak üzere, Meclis'in kararı olmadıkça soruşturma ve yargılama yapılmasını engelliyor. Bu nedenle, soruşturmanın ilerleyebilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin dokunulmazlığın kaldırılmasına ilişkin bir karar alması gerekiyor[4].

Sonuç ve Beklentiler

Bu soruşturma, Türkiye'de ifade özgürlüğü ve siyasi muhalefet üzerindeki baskıların yeniden tartışılmasına yol açtı. Uluslararası insan hakları örgütleri, bu tür davaların ifade özgürlüğünü kısıtladığına dair raporlar yayımlıyor. Sera Kadıgil'in avukatları, soruşturmanın hukuka aykırı olduğunu savunarak, savcılığa itiraz dilekçesi sunmaya hazırlanıyor. Önümüzdeki günlerde, Meclis gündemine gelebilecek dokunulmazlık dosyası, siyasi gündemin en önemli maddelerinden biri olacak. Bu gelişmeler, Türkiye'deki demokratik standartlar açısından yakından izleniyor.

#Soruşturma #Cumhurbaşkanına Hakaret #tehdit #ifade özgürlüğü #Sera Kadıgil #Ankara Başsavcılığı #TİP