GÜNDEM AJANSI

Siyaset

Özgür Özel'in 'Kurultay' Sözü Parti Tüzüğü'ne Takıldı!

TBMM'de alkışlarla karşılanan 'seçim kaybedersem kurultay toplarım' çıkışı, Yeni Parti tüzüğündeki olağanüstü kurultay hükümleriyle çelişiyor. Tüzük, genel başkanın kurultayı tek başına toplama yetkisini tanımıyor; bu durum Özel'in vaadinin uygulanabilirliğini tartışmaya açtı.

Tülin TÜRKOĞLU • 05 Ağustos 2026, 07:46 • 5 dk okuma

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in TBMM grup toplantısında sarf ettiği, "Ben genel başkan olarak kendi adıma bir kuralı bir kez daha ifade etmek isterim ki, ister yerel ister genel girdiğim seçimden parti iktidar çıkmadıysa ertesi gün kurultay topluyorum ve aday olmuyorum!" sözleri siyaset kulislerinde geniş yankı uyandırdı. Ancak bu açıklama, partinin yeni tüzüğündeki olağanüstü kurultay hükümleriyle birlikte ele alındığında önemli bir çelişkiyi ortaya çıkarıyor. Parti tüzüğü, genel başkana tek başına olağanüstü kurultay çağrısı yapma yetkisi vermiyor; bu yetki, tüzükte belirtilen oranlarda delegelerin veya üst kurulların imzasına bağlanmış durumda. Bu durum, Özel'in bu kadar net ve kesin bir taahhütte bulunmasının hukuki olarak nasıl hayata geçirilebileceği sorusunu gündeme getirdi[1].

TBMM kürsüsünden yapılan bu çıkış, parti içi muhalefet kanadından destek görürken, hukukçular ve siyaset bilimciler tarafından da dikkatle inceleniyor. TBMM'deki alkışlar, Özel'in bu sözlerinin parti tabanında olumlu karşılandığını gösteriyor; ancak bu coşkulu tepki, tüzükteki hukuki engeli göz ardı edilmesine neden olmuyor. Zira tüzüğün ilgili maddeleri, olağanüstü kurultayın ancak belirli bir oranda delegenin imzası veya Merkez Karar ve Yönetim Kurulu'nun (MKYK) kararı ile toplanabileceğini hükme bağlıyor. Bu durum, Özel'in sözünü yerine getirmesinin önünde ciddi bir engel olarak duruyor[2].

Tüzük Ne Diyor?

Yeni Parti'nin 5. Olağan Büyük Kongresi'nde kabul edilen ve 2024 yılında yürürlüğe giren tüzüğün 34. maddesi, olağanüstü kurultayın toplanma usulünü düzenliyor. Bu maddeye göre, olağanüstü kurultay; genel başkanın yazılı başvurusu üzerine MKYK'nın salt çoğunluğunun kararı ile ya da kongre delegelerinin en az beşte birinin (1/5) imzasıyla toplanabiliyor. Tüzükte, genel başkanın tek başına kurultayı toplama yetkisi açıkça yer almıyor. Bu hüküm, Özel'in "ertesi gün kurultay topluyorum" ifadesinin tüzük çerçevesinde ancak MKYK'nın desteğiyle veya delegelerin imzasıyla mümkün olabileceğini gösteriyor. Bu durum, Özel'in sözünün tek başına icra edilebilirliğini zayıflatıyor[3].

Öte yandan, tüzüğün 35. maddesi, olağanüstü kurultayın gündemini ve toplanma sürecini belirliyor. Buna göre, kurultay çağrısı yapıldıktan sonra en geç 45 gün içinde toplanma zorunluluğu bulunuyor. Özel'in "ertesi gün" ifadesi ise bu süreçle örtüşmüyor; zira tüzük, kurultayın toplanabilmesi için belirli bir hazırlık süresi öngörüyor. Bu durum, Özel'in sözünün sembolik bir anlam taşıdığı yorumlarını güçlendiriyor. Ancak partinin genel başkanı, bu sözüyle parti içi demokrasiye verdiği önemi vurgulamayı amaçlıyor.

Siyasi Kulislerde Tartışma

Siyasi kulislerde, Özel'in bu çıkışının parti içi muhalefeti dengeleme ve liderlik otoritesini güçlendirme amacı taşıdığı konuşuluyor. Ancak tüzükteki bu düzenleme, Özel'in sözünün hukuki bir boşluğa işaret ettiğini gösteriyor. Bazı hukukçular, genel başkanın kurultayı toplama yetkisinin kısıtlanmasının, parti içi dengeyi sağlamak amacıyla getirildiğini belirtiyor. Bu durum, Özel'in vaadini yerine getirmesinin ancak MKYK desteği veya delege imzası ile mümkün olabileceğini ortaya koyuyor. Bu tartışmalar, önümüzdeki günlerde partinin tüzük kurultayı düzenleyip düzenlemeyeceği sorusunu da beraberinde getiriyor.

Özel'in Hedefi ve Gelecek Projeksiyonu

Özgür Özel'in bu çıkışı, partisinin 2028 genel seçimleri öncesinde toplumsal güven inşa etme çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Özel, seçim yenilgisi durumunda liderliği bırakacağını taahhüt ederek, parti içi şeffaflık ve hesap verebilirlik mesajı veriyor. Ancak tüzükteki bu düzenleme, bu mesajın uygulanabilirliğini tartışmaya açıyor. Önümüzdeki dönemde, Özel'in bu sözünü tüzük değişikliğine giderek destekleyip desteklemeyeceği merak konusu. Parti kulislerinde, bu konuda bir tüzük değişikliği çalışması yapılabileceği konuşuluyor. Bu gelişme, Türk siyasetinde parti içi demokrasi tartışmalarını da yeniden alevlendirebilir.

Sonuç olarak, Özgür Özel'in bu sözleri, hem parti tabanında karşılık buldu hem de hukuki bir tartışmayı beraberinde getirdi. Tüzükteki bu farklılık, Özel'in vaadinin ne kadarının hayata geçirilebileceği sorusunu gündemde tutacak gibi görünüyor. Gelişmeler, siyasetin dinamikleri içinde önümüzdeki aylarda netleşecek.

#Özgür Özel #Siyaset #TBMM #Olağanüstü Kurultay #Yeni Parti #tüzük #parti içi demokrasi